Yüz Dolgusu

Yüz Dolgusu

 

Yüz dolgusu; Zaman içinde yaşlanma süreci ve yer çekimi etkisiyle yüzde anatomik olarak bir takım değişiklikler gerçekleşir. İskelet-kemik yapıda erime, yüzü yukarıda tutan ligamentlerin gevşemesi, cilde destek sağlayan yağ dokunun erimesi ya da yer değiştirmesi, bağ dokusu-kollajenin zayıflaması gibi. Bu değişikliklerin etkisi ile göz altlarında çökme, yanaklarda aşağı inme, gülme çizgilerinde belirginleşme, çene hattında sarkma meydana gelir.

 

Bu etkilerin geri döndürülmesi için zaman içinde meydana gelen kayıpları yerine koymak ya da yeniden şekillendirmek gerekir. Yüzün genel olarak daha estetik ve güzel görünmesini sağlamak  ve yüzdeki altın oranları tekrar oluşturmak amacıyla bu yeniden şekillendirme işlemini çeşitli dolgular kullanılarak yapmak mümkündür. Yüze bütünsel olarak yaklaşıldığında tek bir bölgenin düzeltilmesinin bazen yeterli olmadığı birbiri ile ilişkili alanlarda yapılan ufak iyileştirmelerin birlikte yüzün genel görünümüne çok daha iyi bir etki sağladığı gözlemlenir. Gözaltı,  yanaklar, çene şekillendirildiğinde bütünsel olarak çok daha estetik bir görünüm ortaya çıkar.

 

Bu amaçla yüz dolgusunda çeşitli dolgular kullanılabilmektedir. Hyalüronik asit içerikli dolgular, su tutarak uygulandıkları bölgede hacim artışı sağlar aynı zamanda şekillendirmeye de yardımcı olurlar. Uygulama alanına göre değişmekle birlikte 9ay-1.5 yıl arası kalıcılıkları bulunmaktadır. Kalsiyum hidroksiapatit  içerikli dolgular ise daha çok lifting etki göstermekte, vektör lifting olarak adlandırılan yanak ve çene hattında istene V şeklinin oluşturulmasını sağlamaktadırlar. Hacim etkisinin yanında 3 ay içinde gözlenlenen yeni kollajen oluşumu uyarımı ile birlikte cilt yapısında ve kalitesinde de anlamlı bir artış sağlamaktadır. Etki süreleri 1-2 yıl arasında değişmektedir.

 

Yüz dolgusu uygulamalarında ürünler cilt altında uygun anatomik planlara iğne ya da kanülle uygulanmaktadır. Her yüzün ihtiyacına göre kullanılacak ürün miktarı değişkenlik göstermektedir. Volüm kaybı fazla, daha fazla bölgeye uygulama yapılması gereken durumlarda daha fazla ürün kullanılmaktadır. Uygun teknik ve uygun malzeme ile yapılan yüz dolgularında yan etki görülme olasılığı düşüktür. Geçici kızarıklık, ödem, morluk gibi yan etkiler görülebilir.

 

Tüm yüz dolgusu uygulamalarında tüm alanlar aynı zamanda düzeltilebileceği gibi, bir yol haritası belirlenerek zamana yayılarak aşama aşama da gerçekleştirilebilir.