Kimyasal Peeling

Kimyasal Peeling (KP)

 

Kimyasal peeling soyucu ajanın deriye uygulanması ile kontrollü bir yara oluşturarak deride önce yıkım daha sonra yenilenme oluşmasını sağlayan işlemdir. KP işlemi cildi canlandırmak amacıyla uygulanır. Bu şekilde daha parlak, genç, temiz bir cilt görünümü kazanılır. Bu şekilde cilt adeta yeniden hayat kazanır. Alttan yeni deri hücre yapımını uyardığı için sanılanın aksine deri incelmez, üstteki kaba ve pürüzlü tabaka kaybolur. Kimyasal peeling oldukça eski bir tedavi yöntemidir. En sık kullanılan soyucu ajanlar arasında meyve asitleri olan alfa hidroksi asitler (glikolik asit, sitrik asit, laktik asit, malik asit, piruvik asit), triklorasetik asit ve jessner yer alır. KP ile daha sağlıklı, parlak ve pürüzsüz bir deri oluşur. Derinin nemi artar. Sivilce ve izleri kaybolur. Tıkalı gözenekler (komedon) açılır. Genişlemiş gözenekler (porlar) küçülür. İnce kırışıklıklarda belirgin azalma olur. Leke tedavisi yapılır. Soyulmanın derinliği kullanılan kimyasal ajanın tipine, konsantrasyonuna ve uygulama süresine bağlıdır.

 

KP ajanı deriye uygulanmadan önce temizleme işlemi uygulanır. Bu sayede derideki fazla yağ alınır, KP ajanının deriye homojen dağılımı ve daha derine inmesi sağlanır. Bu işlem ardından KP ajanı uygulanır. Peeling sonrasında cilt yenileyici kremler ve güneş koruyucular kullanılır. Kimyasal peeling’ten sonra geçici kızarıklık, kabuklanma ve soyulma olabilir. Yüzeysel peelingler 1-3 haftalık aralıklarla uygulanabilirken, orta derecedeki peelingler 1-6 ay aralıkla uygulanabilir. Kimyasal peeling öncesi ve seans aralıklarında A vitamini türevi retinoik asitli kremler kullanılmalıdır. Bu ürünler peelinglerin etkinliğini arttırır. Leke tedavisi görenlerde bu ürünlerin yanı sıra leke giderici kremler de tedaviye eklenebilir.